İlk öpüşme hakkında hiç düşündünüz mü? Hayır, hayır kendi ilk öpüşmeniz değil. Yeryüzündeki ilk öpüşmeden bahsediyorum.
Ben hep ilk öpüşmenin ilk çağlarda ve içgüdüsel olarak geliştiğini düşünmüştüm. Bir adamın karısını susturmaya çalışırken keşfettiğini öğrenmenin bende biraz hayal kırıklığı yarattığını itiraf etmeliyim...Ama bakın, kayıtlara geçen ilk öpücük nasıl vuku bulmuş:
"Milattan önce Roma’da yaşayan bir ayakkabıcının çok geveze bir karısı vardır. günün birinde, sabrı taşan adam yerinden fırlar ve susturmak için karısının dudaklarını kendi dudaklarıyla kapatır. hoşlarına gider keşfettikleri bu yakınlaşma ama yalancı tanrılara taptıkları gerekçesiyle tutuklanırlar çok geçmeden. Ayakkabıcı, yargılandığı mahkemede hayatın tadını anlamak için insanın mutlaka dudak dudağa öpüşmesi gerektiğini söyler. Hâkim, kendisi gibi yaşlı olan karısını öpse de bir tat alamaz ve ayakkabıcıyı yalancılıkla suçlar. Öpüşmenin mucidi, genç bir kızın dudaklarını önerince hâkimin karısının öfkesiyle karşılaşır ve en karanlık zindana atılır." (*)
Yine de öpüşmenin mahrem bir aksiyon olduğunu düşünürsek benim tezimin de gerçekleşmiş olma ihtimali hala var bence.Tarihe not düşülmemiş olabilir sadece..
(*) Kaynak: Ayçöreği ve Denizyıldızı, Sunay Akın s. 24
(*) Kaynak: Ayçöreği ve Denizyıldızı, Sunay Akın s. 24
